26 Şubat 2017 Pazar

BEN KİMİM?

Psikolojide belli yaş aralıkları vardır. Sağlıklı bireylerin o yaş aralığında kendini bulması gerektiği vurgulanır falan. "Ben kimim?" sorusuna cevap verebiliyor olmam gereken yaşları da geçtim ancak hala nüfus cüzdanı formatında cevaplar verebiliyorum. Değişken ve heyecan arayan ruhumu anlatmaya elvermiyor klavyem. Bu tezden yola çıkarak gayet sağlıksız bir birey olduğum ortadadır. Çünkü nereden baksanız hayata bir hayli geç kalmışlardanım. 30 bilmem kaç yılı geride bırakmama rağmen sanırım 20 yıllık hayalimi 26 Haziran itibariyle ancak gerçekleştirmeye başlayacağım. Dünyayı gezmek...


Türkiye'de bir bölge hariç her şehri gördüm diyebilirim. Aklıma estikçe uçağa, otobüse atlayıp, bazen oburluğumdan bazen merakımdan kilometrelerce yol gittim. Zaman zaman Türkiye maceralarımı da paylaşacağım burada.Hatta İstanbul içinde tecrübe ettiğim mekanları da.

Kağıt üzerinde görünen bilgilerime gelirsem; Adım Ceyda dostlar. Kendimce bir işim var, yıllardır çalışmaktayım. Memnun muyum? Hayır! Her gün istifa etmek istiyor muyum? EVET!  Edecek miyim? Şu an için hayır...  32 olmuş yaşım! Annem başta olmak üzere tüm ailemin belli konularda umudunu yitirmesi gereken yaşlardayım yani:) Dünyayı tek başıma gezeceğim dediğimde annemin ve babamın ayrı ayrı tepkilerini bilahare anlatacağım:) Neyse...

Yazı yazmayı zerre sevmem. Bu ne biçim paradoks... Blog yazarlığına ters bir kere. Ancak mesleğim gereği hunharca yazı yazıyorum her gün. Özel hayatımda alışveriş listesi bile yapmak zulüm geliyor bazen. Ama bu konu farklı... Ne yazdığım ve neler yazacağım konusunda kontrol bende bu sefer. Üstelik hayalimle alakalı yazacağım ötesi var mı? Bir de benim gibi geç kalmayın diye bir şeylere yazacağım. Gaz vermekse evet gaz vereceğim. Özellikle üniversite öğrencilerine bol bol söyleyeceğim. GİDİN-GÖRÜN-DENEYİMLEYİN!

Bu yaz mini bir dünya turu yapacağım. 20 ülke için her şeyi ayarladım. Şehir sayısını ise maksimum düzeyde tutacağım. Şimdilik 35 şehir cepte diyebilirim. Peki nasıl harekete geçtim?

Çoğunuz gibi hep hayal ettim yola çıkmayı ama hiç cesaret edemedim. Çünkü yalnızdım. Dil problemim vardı. Param yoktu. Hiçbir şey değişmedi. Yine yalnızım, yine İngilizcem "Turn left go go go" düzeyinde ve param hala yok. Her ne kadar ani gibi görünse de uzun süredir içten içe istediğim şeyi yaptım ve planım olmaksızın ilk deneyimim olacak Seul uçak biletlerini aldım.

Hazirana kadar paylaşacağım yazılar bu tur için nasıl hazırlıklar içinde bulunduğuma ve göreceğim yerlerde neler yapmak istediğime yönelik olacak. Gezi bitiminde ise bizzat tecrübelerimi burada paylaşacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder